Birçok insan için Udemy sadece internetten eğitim alınan bir platformdur. Ancak bu platformun arkasındaki hikâye, Türkiye’nin küçük bir köyünden Silikon Vadisi’ne uzanan gerçek bir başarı öyküsüdür. Eren Bali’nin yolculuğu; imkânsız gibi görünen hayallerin, doğru zamanda doğru adımlarla nasıl gerçeğe dönüşebileceğinin canlı bir örneğidir.
Eren Bali’nin hikâyesi, coğrafyanın kader olmadığını; bilgi, merak ve kararlılıkla dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden birinin kurulabileceğini gösterir.
Küçük Bir Köy Okulundan Başlayan Yolculuk
Eren Bali, Türkiye’de mütevazı bir çevrede büyüdü. İnternete erişimin sınırlı olduğu yıllarda bile öğrenmeye olan merakı onu farklı kıldı. Kendi kendine matematik ve bilgisayar konularında ilerlemesi, gelecekte kuracağı dijital eğitim dünyasının temelini attı.
Eğitim Tutkusu ve İlk Girişimler
Üniversite yıllarında internet üzerinden ders vermeyi mümkün kılan sistemler geliştirmeye başladı. Bu projeler büyük bir şirket değildi ama bir fikir doğmuştu: Bilgiyi herkes için erişilebilir kılmak.
Silikon Vadisi ve Udemy’nin Doğuşu
Eren Bali, bu fikriyle ABD’ye gitti ve Udemy’yi kurdu. Udemy, öğretmek isteyen herkes ile öğrenmek isteyenleri tek bir platformda buluşturdu. Kısa sürede milyonlarca kullanıcıya ulaştı ve dünya çapında bir eğitim ekosistemi hâline geldi.
Milyar Dolarlık Türk İnternet Şirketi
Udemy’nin büyümesiyle birlikte Eren Bali, milyar dolarlık ilk Türk internet şirketinin kurucusu oldu. Bu, Türkiye’den çıkan bir girişimcinin küresel sahnede neler yapabileceğinin en güçlü kanıtlarından biridir.
İlkokulu küçük bir köy okulunda birleştirilmiş sınıfta okuduktan sonra Malatya Fen Lisesi’ni kazandı. Lisede girmiş olduğu Uluslararası Matematik Olimpiyatlarında derece yaptığı için MİT ve Harvard gibi dünyaca ünlü üniversitelerden teklif aldı. Ancak üniversite tercihini, ODTÜ’de okuyan ablasının da etkisiyle ODTÜ Bilgisayar Mühendisliğinden yana kullandı. Bilgisayar ve internetle ilk tanışması da ablası üniversiteye ilk gittiğinde eve almış olduğu bilgisayar sayesinde olmuştu. ODTÜ’deyken ortaokuldan arkadaşı Oktay ÇAĞLAR ile birlikte proje halindeki binaların 3 boyutlu maketini gösteren guncelbasin.com adlı internet sitesini kurdular. Bu fikir pek tutmasa da Udemy’e kadar uzanan girişimcilik macerasının ilk adımı atılmış oldu.
Sonrasında ise yurtdışından genç girişimcilere eğitim vermek için ODTÜ Teknokent’e gelen eğitmenlere reddedemeyecekleri bir teklif sundular. İki girişimci bu eğitimleri online ortama taşımayı ve eğitimlere geliştirdikleri uygulama üzerinden devam etmeyi teklif ettiler. Kabul gören teklif sonrasında geliştirilen uygulama ile iki girişimci online eğitim sektöründeki hedeflerine bir adım daha yaklaştılar. Ertesi sene ikili, her şeyi geride bırakıp Silikon Vadisi’ne hayallerindeki online eğitim platformunu yaratmak için gitmeye karar verdiler. Elbette süreç pek kolay olmadı. Çalışma izni alınmasından, beş parasız geçen günlere ve uykusuz kalınan gecelere kadar birçok zorluk ikilinin yakasını rahat bırakmadı.
Örneğin, Silikon Vadisi’nde hayallerindeki projeye rahatlıkla fon bulacaklarını düşünmüşlerdi ancak tam 6 ay boyunca 57 farklı yatırımcıdan red cevabı aldılar. Yatırımcılar sertifika alınamayan eğitimlerin tercih edilmeyeceğini düşünürken Eren Bali ise sertifika söz konusu olduğunda asıl hedefleri olan eğitim sürekliliğinin sağlanmasında sorun yaşayacaklarını düşünüyordu. Onlara göre bir defa sertifika alan öğrenci tekrar eğitim almakta isteksiz olacaktı.
Sonunda bu projeye inanan Dave McClure isimli melek yatırımcı sayesinde 1 milyon dolar fon toplamayı başardılar ve böylece Udemy’nin filizlenip bugüne ulaşması için can suyuna ulaşmış oldular. Günümüzde Udemy, dünyadaki online eğitim sektörünün parmakla gösterilen girişimleri arasında yer almaktadır.
Eren Bali’nin hikâyesi bize şunu gösteriyor: Nerede doğduğun değil, neyi öğrenmeye ve üretmeye karar verdiğin önemlidir. Küçük bir köy okulundan çıkan bir fikir, doğru adımlarla dünyanın en büyük platformlarından birine dönüşebilir.
Peki sen, sahip olduğun bilgi ve yeteneklerle bugün hangi problemi çözebilirsin?
